Op Dr Gökhan Özerdem
Türkiye Sağlık Bakanlığı, Antalya Estetik Cerrah Dr. Gökhan Özerdem'in kliniğini Uluslararası Sağlık Turizmi Merkezi olarak yetkilendirmiştir. Ameliyatlarımızı, hasta güvenliği ve sağlığı açısından tam teşekküllü özel hastane şartlarında kendi ekibimiz ile 25 yıllık cerrahi tecrübenin ışığında yapmaktayız. Amerika Plastik Cerrahi ve ISAPS üyesiyim. Yasalar gereği, estetik ameliyat öncesi sonrası resimleri ile estetik fiyatları listemizi ne yazık ki paylaşamıyoruz. Antalya Estetik Fiyatları bilgisi için asistanlarımızı hafta içi mesai saatlerinde arayabilirsiniz.
Ülkemizde içinde 'estetik' kelimesinin olduğu tek uzmanlık dalı 'Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahidir'. Estetik ameliyatları uzmanlıkları gereği Plastik ve Estetik cerrahları yapar. Doktorunuzun Plastik Estetik ve Rekonstrüktif cerrahi uzmanı olduğunu mutlaka sorgulayın. Her şey doktorunuzun tecrübesi ve karşılıklı güvenle başlar.
Diğer tüm estetik cerrahi uygulamaları için diğer sitemizi ziyaret edin www.gokhanozerdem.com


Antalya Meme Estetiği
Göğüs estetiği ameliyatları kişide özgüvenin arttırılması amacı ile yapılır. Bir başka değişle gardrop değiştirici girişimlerdir. Kişiye özel planlama önemlidir. Amacımız cerrahi sınırlar içinde doğal sonuçlar elde etmek ve hastalarımızı mutlu etmektir. Sağlığınız ve güvenliğiniz açısından ameliyatlarınızı muayenehane veya klinik ortamında olmanızı önermiyorum. Ben ve ekibim ameliyat sonrasında da her zaman yanınızda olacağız.
Burada silikon ile meme büyütme ameliyatı hakkında mümkün olduğunca sizleri detaylı bilgilendirmeye çalıştık. Diğer sorularınız için bize telefon veya mesaj ile ulaşın.
Annelik Estetiği son zamanların en popüler kombine estetik ameliyatlarından biridir.
Annelik Estetiği sayfamız - Tıkla -
Op Dr Gökhan Özerdem
Estetik ve Plastik Cerrah Antalya
Antalya Göğüs Estetiği
Antalya Meme Estetiği; Meme Büyütme, Küçültme, Dikleştirme, Jinekomasti
Tel: +90 532 370 04 14
İletişim Formu için - Tıkla -
Meme Büyütme Estetiği Nedir?
Amerikan Plastik Cerrahi Birliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre ABD’de en sık yapılan 5 Plastik Cerrahi operasyou içinde, 2006 yılından beri ilk sırayı meme büyütme operasyonları almaktadır (2009 yılı içinde toplam 289bin uygulama; 20011’de 307 bin sayısına ulaşmış ve 2012 yılında ise rakam 286 bin olmuştur). Timothy Schaub ve arkadaşları kendi serilerinin yanında geniş bir literatür taraması yapmışlardır (1696 makale). Sonuçta meme büyütme operasyonlarında memnuniyet oranını oldukça yüksek bulmuşlardır. Meme protezi küçük göğüslerin büyütülmesinde etkili, dramatik bir yöntemdir. Kullanılan malzemeler tıpta uzun yıllardır kullanılan, vücutla uyumluluğu birçok alanda kanıtlanmış ürünlerdir. Yine de, vücuda bir eksikliği gidermek için bir yabancı cisim konulduğu bilinmeli ve bununla ilgili durumlara hazırlıklı olunmalıdır. Gelişimsel nedenlerle, kilo verme veya doğum-emzirme dönemi sonrası değişikliklerle göğüslerinin küçüklüğünden (ve hatta hafif dereceli sarkmalardan) şikayetçi olan kişilere meme büyütme operasyonu yapılabilir. Bu işlem en sık (hatta rutin) olarak bir meme protezi (implantı) yerleştirilerek yapılmaktadır. Meme büyütme isteği ile başvurulduğunda, hasta ile Plastik Cerrahi Uzmanı’nın arasındaki ayrıntılı bir görüşme ve sonrasında hekim tarafından yapılacak muayene oldukça önemlidir. Hastanın beklentisi, kendisine nelerin yapılabileceği, değişik yöntemlerin avantaj ve dezavantajlarının detaylarıyla tartışılması bu görüşmenin temel amacı olmalıdır. Deri yapısı, mevcut meme dokusunun durumu, meme başının şekli ve yerleşimi, göğüs kası ve gücü, yaşam ve sporla ilgili alışkanlıklar hastaya uygun tekniğin belirlenmesinde önemlidir. Ana hatları ile Plastik Cerrah uzmanına başvurduğunuzda şunların konuşulması gereklidir: _Ne büyüklükte bir göğüs istediğiniz _Kullanılacak protezin cinsi ve biçimi _Hangi yolla yerleştirileceği _Meme bezinin arkasına veya göğüs kasının arkasına mı yerleştirileceği Operasyon planını ve sonucunu vücut yapınız, boyunuz, omuz ve göğüs genişliğiniz ve şüphesiz sizin beklentileriniz belirler. Vücut yapınıza göre size önerilecek alt ve üst limitler içinden sizin beklentilerinize uygun olan bir ölçü belirlenebilir. Burada bazı sınırların olduğu, bu sınırların zorlanmasının doğal olmayan bir sonuç verebileceği unutulmamalıdır. Örneğin gereğinden büyük yerleştirilen protezlerin, ilerde sözü edilecek olan kapsül kontraktürü ve memelerde sarkma-asimetri olasılığını arttıracağını belirtmekte yarar vardır. Protezin içeriği: Günümüzde geçerli ve en yaygın kullanımı olan iki protezden söz edilebilir: Silikon (koheziv jel) jelle dolu protezler ve içine tuzlu su doldurulan protezler. Amerikan Plastik Cerrahi Birliği’nin araştırmasına göre 2008 ile 2009 karşılaştırıldığında, tuzlu su ile doldurulmuş implant kullanımını %17 azalırken, jel dolu implantların kullanımında %8’lik bir artış olduğu görülmektedir. Yani genel eğilim jel dolu implantlara doğru kaymaktadır. Bunda şüphesiz ki FDA’ın 2006 yılında jel dolu implantlara onay vermesi ve bu implantların daha doğal görünmelerinin payı büyüktür. Silikon jelle dolu olan protezler, görünüş ve kıvam olarak meme dokusuna daha yakın özellikte, buna karşın tuzlu sulu protezler ise daha seyreltik ve gevşek özelliktedir. Ayrıca yapılan bazı araştırmalar, tuzlu sulu protezlerin hacimlerinin %10-20' lik bir bölümünü ameliyattan sonraki 6 ay içinde kaybettiklerini ortaya koymuştur. Protezin şekli: Günümüzde artık 4-5. nesil protezler kullanılmaktadır. Bunlar koheziv jel (akışkan olmayan, belli şekli koruyabilen) içeren ileri teknoloji ürünü protezlerdir. Yuvarlak, yüksek profilli ve göz yaşı (anatomik) damlası şeklinde iki ayrı biçimde olan protezlerden hangisinin kullanılacağına göğüs yapısının şekli ve beklentilere göre karar verilir. Aralarında en temel fark olarak, yuvarlak proteze kıyasla göz yaşı damlası şeklindeki protezler göğsün üst yarısında daha az dolgunluk sağlarlar. Memede bazı etkenlere bağlı olarak protezin dönmesi ile oluşan şekil bozuklukları en çok damla şekilli protezlerde görülmektedir. Bu nedenle kas altına da pek konulmazlar. Bu protezlerle yapılan uygulamalar sonrasında çok sık görülen bu olay tek bir memede yaklaşık 10 ay sonrasında oluşur. Jeroen Schots ve ark. kendi serilerinde bu olayın 3-19 ay içinde olabildiğini göstermişlerdir. Literatürde damla şekilli protezlerde bu komplikasyon riski % 0-5 oranında gösterilirken Schots ve ark. kendi serilerinde, kullandıkları markaya da bağlı olarak %8.2 olduğunu bulmuşlardır. Bu rotasyonlar oluştuktan sonra %42'inde elle eski haline döndürülebilirken %58'in de döndürülememiştir. Yüksek profilli olanlarda ise bu problemler çok daha nadir ortaya çıkmaktadır ve kas arkasına daha güvenle yerleştirilebilmektedir. Protezin giriş yeri: 3 temel giriş yeri vardır. Literatürde, göbek deliğinden konulması ile ilgili bir yöntem tanımlanmakla birlikte, bu yöntem uygulama ve sonuçlar açısından kayda değer değildir. Meme altı çizgisi, meme başı ve koltuk altı olmak üzere 3 ana giriş noktasından hangisinin kullanılacağı size ait özelliklere göre ve her birinin avantaj ve dezavantajları belirtilerek kararlaştırılır. Bu yöntemlerin herhangi birisinin diğerine göre bariz bir üstünlüğü yoktur. Protezin yerleşim yeri: Meme bezinin arkası veya meme bezinin arkasında yer alan göğüs kasının arkası. Derinin çok ince olduğu ve meme bezinin çok yetersiz olduğu durumlarda, kas arkası, protezin örtülmesi için iyi bir seçenektir. Bunun yanında, göğüste hafif bir sarkma var ve bu ilave bir yöntem kullanılmadan sadece protez ile giderilmek isteniyorsa protezin meme bezinin arkasına konulması daha doğru bir tercihtir. Yoğun spor yapanlarda meme bezinin arkası, tuzlu su ile dolu bir protez seçilmişse kas arkası tercih edilir. Birden çok faktörün düşünülmesi gereken durumlar oldukça sıktır ve kararlar kişiye göre verilir. Çoğu kez düz yüzeyli olanlar kas altına; pürtüklü olanlar meme dokusu altına yerleştirilmektedir. Kapsül oluşumu ve diğer muhtemel yan etkiler: Schots ve ark. da komplikasyon oranları şöyledir: infeksiyon % 0,7; hematom % 0,7; kapsul kontraktürü %1,4. Normalde tüm yabancı maddelere karşı olduğu gibi, silikon meme implantların da etrafında vücudumuz kapsül oluşturmaktadır. Bu kapsulün bazı hallerde (sık olmayarak) kontrakte (kasılma) olmasıyla kontraktürden bahsedilir. Philip H. Zeplin ve arkadaşlarının (Temmuz 2010) bu komplikasyona maruz kalan 115 kişi üzerinde yaptıkları taramada hastaların % 84'ünde ilk yıl içinde oluştuğu; % 12'sinde ikinci yıl; % 4'ünde ise 3. yılda oluştuğunu göstermişlerdir. Kas altına konulan protezlerde daha az kontraktür olduğu düşünülmektedir. Protezi boyutu: Yukarıda da belirtildiği gibi Timothy Sschaub ve ark. kendi serilerinin yanında geniş bir literatür taraması yapmışlardır (1696 makale). Bu serilerde uygulanan protez hacim ortalamasının 250-310 cc arasında olduğunu bulmuşlardır. John Tebbet ve ark. (Aralık 2010) silikonların büyüklüğü ve projesiyonları yönünden yumuşak doku dinamiklerini çalışmışlardır. Çok büyük ve/veya çok yüksek projeksiyonlu silikonlarda hastanın dokularına potansiyel negatif etki olduğunu göstermişlerdir. Böyle silikonların takıldığı kişilerde meme yumuşak dokularında incelme ve sonrasında sarkmanın daha hızlı olduğunu bulmuşlardır. Ayrıca kapsul kontraktürü bu tip hastalarda artmaktadır. Bu tip vakalarda tekrar revizyon ameliyat oranının daha fazla olduğu da görülmüştür. Özellikle 400 cc ve üstü protezlerin yüksek hacimli olarak kabul edilmiş ve nadiren seçildiği tariflenmiştir. Hasta Endişeleri: Öncelikle Plastik ve Estetik Cerrahlara, meme büyütme ameliyatı için gelen hastaların en çok sorduğu 3 soruya cevap vermek yerinde olacaktır. Bu sorular: "Silikon kanser yapar mı?", "İlerde bebeğimi emzirebilecek miyim?" ve “Operasyon sonrası his bozukluğu olur mu?” Protez ile meme büyütme ameliyatlarında silikonun kanser yaptığına dair bugüne kadar bir bulgu elde edilememiştir. FDA özellikle bu konuda yıllarca Üniversite Hastanelerinden veri toplamıştır. Nihayet 2006 yılında jel dolu protezlere tekrar onay vermiştir. Meme protezi olan kişilerin ileride gebe kalmasına veya süt vermelerine engel bir durum yoktur. Fakat ameliyat sonrası doku iyileşmesi devam ettiği için ilk 6 ay gebe kalınması genelde önerilmez. Meme protezi olanlarda gebelik ve doğum sonrası seyir ve göğüslerde oluşabilecek şekil değişikliklerini önceden kestirmek imkansızdır. Protez ne oluşabilecek deformiteye katkıda bulunur ne de önleyici bir etkisi vardır. Eğer protez meme başı çevresinden (areola) yerleştirilmemişse ilerde emzirmeyi engelleme ihtimali çok çok düşüktür. Ancak rastlantısal olarak, başka bir nedene bağlı emzirme problemlerinin de olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Meme ucunda uyuşukluk nadiren görülebilir. Çok büyük oranda geçicidir, fakat %5 oranda kalıcı uyuşukluklar bildirilmiştir. Özellikle de meme başı çevresinden (areoladan) yapılan girişimlerde bu risk söz konusudur. Ameliyat Öncesi Hazırlık, Ameliyat Dönemi ve Sonrası: Ameliyata karar verildikten sonra yapılması gerekenler ana hatları ile şunlardır; Ameliyat gününden yaklaşık bir hafta öncesinden itibaren aspirin ve aspirin içeren ilaçlar içilmemelidir. Bunun yanında, aynı süre içinde bitkisel çaylar, E vitamini içeren ilaçlar da tercih edilmemelidir. Ameliyat öncesi muayene yanında kan sayımı ve pıhtılaşma ile ilgili tetkikler yapılır. Hazırlık anestezi uzmanı doktorun muayenesi ile tamamlanır. Ameliyat saatinden 6-8 saat öncesinden aç kalınmalıdır. Ameliyat öncesi gece veya sabahı bir duş alınmasında fayda vardır. Ameliyat sonrasında giyilmek üzere rahat, önden açılabilir bir giysi bulundurulmalıdır. Size ölçüleri verilen sporcu sütyeni alınmalı ve yanınızda olmalıdır. Düzenli kullandığınız ilaçlar (özellikle tiroid, tansiyon, epilepsi vb ilaçları) varsa yanınızda olmalıdır. Bu hazırlıklardan sonra size söylenen saatte hastaneye gelmeniz ve ameliyat öncesi kan tahlilleri ve anestezi muayenesi olmanız gerekir. Ameliyattan hemen önce odanızda son bir planlama ve çizim yapılması gerekmektedir. Aynı zamanda, sadece göğüs planını değişik açılardan içeren ( yüzünüzün görünmediği) resimler çekilerek ameliyat sonrası sonuçlarla kıyaslanmak üzere dosyanıza konulacaktır. Uygulama günü ve sonrası: Ameliyat çoğunlukla genel anestezi şartlarında yapılır. Uyandığınızda, göğsünüzün üzerinde hafif bir pansuman ve sütyen yer alacaktır. Ameliyat sırasında, protezin yerleştirileceği cepte oluşabilecek hafif sızıntıları dışarı alarak oluşabilecek komplikasyonları bertaraf etmek amacıyla dren denilen vakumlu bir sistem yerleştirilmiş olabilir. Dren, günümüzde bir çok Plastik Cerrah tarafından artık konulmamaktadır. ABD’de araştırmalar sonucunda çoğu Plastik Cerrah tarafından kabul edilen, drenin muhtemel bir hematomu (içeriye kanamayı) engellemediği, bu nedenle de konulmasının çok gerekli olmadığı yönündedir. Bu cihaz, eğer konulmuşsa genellikle 24- 48 saat sonra çıkarılmaktadır. Hastanede kalış süreniz 0-1 gündür. Sabah yapılan ameliyatlarda aynı gün taburcu olunabilir. Ameliyat sonrası ilk 2 gün ödemin en yoğun olduğu dönemdir. Bu dönemin dinlenerek geçirilmesinde yarar vardır. Bu dönemde kol hareketlerinin kısıtlanması, ağrının az olmasına yardımcıdır. Üçüncü günden itibaren ödem azalmaya başlar, hareketler kolaylaşır ve günlük yaşama dönülür. Ameliyat sonrası dönemde 5 gün boyunca antibiotik ve gerektikçe aspirin gibi kanamayı artırmayan bir ağrı kesici kullanılır. Ameliyat sonrası 3 ila 4. gün göğsü çevreleyen bantlar açılır ve sadece kesi yerinde mevcut ince bir bantla duş yapmaya izin verilir. Bu bant ve alınması gereken dikiş kullanılmışsa 12 ila 14. günde alınır. Sportif aktivitelere 3. haftadan önce başlamamalıdır. Bu konuda doktorunuza danışmanız çok önemlidir.
Meme Büyütme Yöntemleri
Meme kadınlığı simgeleyen bir yapıdır. Meme yapısı çok küçük olan veya bununla beraber sarkması da olan kişilerde kadınsı öz güven gibi psikolojik sorunlar görülebilmektedir. Memelerin yeterince büyük olmamasının birden çok nedeni vardır. Çoğu kadının memesi doğuştan küçük olurken bazılarının ise doğumdan sonra emzirme işlemi veya kilo verme gibi nedenlerden dolayı sarkma ile beraber memelerde küçülme görülebilir. Meme büyütme girişimindeki amacımız memelerde dolgunluk ve projeksiyonu arttırmak ve sonuçta hastanın kadınsı öz güvenini kazanmasını sağlamaktır. Amerika Plastik Cerrahi Derneği resmi internet sayfasında meme büyütme ameliyatı için 2 cerrahi yöntem detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Bunlar silikon protez ile büyütme ve yağ transferi ile olan girişimlerdir. İlk olarak Cronin and Gerow tarafından 1962 yılında kullanılan silikon protezler olsun veya içi sıvı dolu olanlar yıllar içinde bir çok teknolojik değişiklikler geçirmişler ve vücuda daha uygun olan, daha az komplikasyon oranlarına sahip son jenerasyonları ortaya çıkmıştır. Silikon meme protezi küçük göğüslerin büyütülmesinde etkili, dramatik bir yöntemdir. Kullanılan malzemeler tıpta uzun yıllardır kullanılan, vücutla uyumluluğu birçok alanda kanıtlanmış ürünlerdir. Amerika İlaç Dairesi’nin (FDA) onayı sonrası zamanımızda en sık olarak içi kohezif jel dolu silikon protezler kullanılmaktadır. Amerika Plastik Cerrahi Derneği’ne göre 2012 yılında kullanılan meme protezlerin %62’si bu tür silikon implantlardı. Timothy Schaub ve arkadaşları kendi serilerinin yanında geniş bir literatür taraması yapmışlardır (1696 makale). Sonuçta meme büyütme operasyonlarının memnuniyet oranı en yüksek cerrahi uygulamalardan biri olduğunu kanıtlamışlardır. Yapılan uzun süreli klinik çalışmalar sonucunda silikon meme protezlerinin kanser yapmadığı; önceden süt verebilen bayanlarda süt verimini engellemediği de bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Yağ transferi ile büyütme yönündeki girişimler çok eskiye dayanmaktadır. Yeni çıkan bir yöntem değildir. İlk olarak literatürde 1895 yılında Czerny gövdede bulunan bir lipomu ( yağ kitlesi ) meme dokusu içine transfer ederek meme büyütme sağlamaya çalışmıştır. En fazla yarım beden büyüme sağlayabildiği, sonrasında kist ve enfeksiyon gibi komplikasyonların oluşma olasılığının yüksekliği ve mikro kalsifikasyonların (kalsiyum tuzları) varlığının ileride meme kanseri görüntüsü ile karıştırılabileceğinden pek rağbet görmemektedir. Yarım beden büyüme tatmin edici bir sonuçta doğal olarak ortaya çıkarmaz. Verilen yağın büyük kısmının da zamanla vücut tarafından emileceği de bilinmelidir. Yağ transferi özellikle meme kanseri nedenli meme dokusu alınan bayanlarda meme rekontrüksiyonu sonrası bazı küçük asimetrilerin veya konturların düzeltilmesinde kullanılabilir. Dolgu maddesi ile meme büyütme ise bilimsel olarak kanıtlanmamış, FDA onayı olmayan, yanlış yapıldığında çok büyük zararlar verebilecek, uzun dönemli bir sonuç vermeyen bir uygulamadır. Özellikle ameliyattan korkan kişiler için cazip olabilecek - çoğu zaman ameliyatsız meme büyütme yöntemi olarak lanse edilmektedir - bu yöntem ne yazık ki bugün uzman olmayan doktorlar tarafından kullanılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Çok pahalı ürünler olduğu için de pazarlanmaya çalışılmaktadır. Bilimsel onayını aldıktan sonra bu tip uygulamalar ilk başta Plastik ve Rekonstrüktif, Estetik cerrahi uzmanları tarafından kullanılacaktır. Meme yapısı yağ ve süt bezi ile dışarı açılan kanallarından oluşmaktadır. Bu kanallar dallanmış yapıları ile sütün atımını sağlarlar. Meme ucunda ayrıca sadece süt değil bazı sıvılar da bulunmaktadır ve meme ucunu sıktığınızda sıvı da gelecektir. Bu salgılar mikroplara karşı koruma görevi üstlenmiştir. Normalde deride bulunan ve normal şartlarda vücuda zararı olmayan deri üzerindeki mikrobial flora bu kanallardan içeri girerek içeride kendi ayrı düşük yoğunluklu florasını kurarlar. Vücut dengesi normal sınırlarında ise bu mikropların zararı yoktur. Sentetik dolgu maddelerinin bırakın meme dokusunun içine meme dokusu altına da verilse jel kıvamındaki dolgu maddesi doku içine oradan da anlattığımız tübüler kanallara geçebilecektir. Çünkü etrafında onu sınırlayan bir kılıf yoktur. Bunun sonucunda enfeksiyonun meme içinde görülmesi hatta vücuda yayılması da olağandır. Bu ciddi olasılıklar dışında bu tür maddelerin damar içine kaçması da tehlikeli durumlar yaratabilecektir. (Teflon), and expanded polyvinyl alcohol form-aldehyde) meme dokusuna verilerek büyüme sağlanmaya çalışılmıştır. Yine G. Patrick Maxwell, MD,Plast. Reconstr. Surg. 134: 12S, 2014 makalesinden öğrendiğimize göre bu uygulamaların Enfeksiyon, yabancı cisim reaksiyonları, fibrozis gibi birçok zararı görüldü. Bugün meraklandığımız konuları internette araştırma yolunu seçmekteyiz. Siz de bu tür reaksiyon ve komplikasyonların detaylı bilgilerini bu yolla bulabilir ve öğrenebilirsiniz. Bu sert maddelerin zararları büyük olunca daha yumuşak, yarı sert maddelere yönelme olmuştur (including epoxy resin, shellac, beeswax, paraffin, petroleum jelly, and liquid sili-cone ). 1961 yılında Uchida sıvı silikon enjeksiyonu uygulamış ve büyüme sağlamaya çalışmıştır. Tekrarlayan enfeksiyon, granulomatöz değişiklikler, kronik enflamasyon hatta meme dokusunun ölmesi-çürümesi gibi sık görülen komplikasyonlar görülmüştür. Bu tür komplikasyonların varlığı ile Amerika’da serbest sıvı silikon ve diğer sert-yarı sert materyallerin enjeksiyonlarının büyümede sonuçsuz oldukları ve kullanılmamaları gerekliği ortaya çıkmıştır. Aslında bu komplikasyonlar materyallerin belli sınırlarda dağılımlarının olmamasından kaynaklanmaktaydı. Bu nedenle direkt enjekte etmeyelim, bu maddelerin etrafını saralım, sınırlandıralım, bir zarfa koyalım denmiştir. Ve günümüz silikon protezlerin ilk jenerasyonları ortaya çıkmıştır. Bu protezler meme dokusu veya kas doku arkasına, hatta kas zarı altına ve hem kas hem de doku altına çift planlı olarak konulmuşlardır. Ne yazık ki özellikle ticari kaygılar nedeni ile bazı dolgu maddelerin enjeksiyonu yapanlar var olmuştur. İlk zamanlarda çok çabuk eriyen dolgu maddeleri piyasaya sürülmüş ve bunların normal bir ameliyattan daha pahalı oldukları ve eridikleri göz önüne alınarak daha uzun ömürlü olanları ortaya çıkartılmıştır. Bugün yine de hangi madde kullanılırsa kullanılsın 40 dakikada büyütme sağladığı iddia edilen bu enjeksiyonlar sonrası meme en iyi şartlarda birkaç yıldan 5 yıla kadar sürede erimekte ve tekrarını gerektirmektedir. Olası komplikasyonlarını ise belirttik. Bizce bu işlem bilimsel olarak avantajları kanıtlanana kadar yanlıştır. Bilimsel olarak yeterli avantajları bulunamamış, FDA onayı bile almamış bu tür uygulamalardan şimdilik uzak durulmalıdır. Bu tür uygular özellikle cerrah olmayan hekim veya hekim olmayanlar ile cerrah olup da bu tür ameliyatlarda tecrübe sahibi olmayan kişilerin biraz da maddi kazanç gayretleri ile gündemde yer tutmaktadır. En son basında bu dolguların başına ‘akıllı’ tanımlaması eklenerek pazarlanmaya çalışılmıştır. Akıllı dolguların zamanlar eridikleri tekrarının gerektiği, hatta silikon ile meme büyütmenin günah olduğunu düşünen kişiler tarafından tercih edilebileceği bile basında yer almıştır. Meme büyütme ilaçları, memeyi büyüten egzersizler veya masajlar ise gerçek dışıdır. Bilimsel yanı olmayan bu fikirleri savunan bir internet sayfasında kişilerin önce bu tip yolların sonuç vermesine inanmaları gerektiği yazmaktadır. Bunu ciddiyetle ele almak tabi ki imkansızdır. Bugün üzerinde en fazla fikir birliğine varılan, bilimsel olarak kabul görmüş, FDA onayı ile vücuda uyumlu tek yöntem silikon protezle meme büyütmedir. Tatmin edici tek sonuç bugün bu yöntemle mümkündür. Sadece 35-45 dakikada çok derin anestezi almadan bu ameliyatı olabilir aynı günün akşamı da eve dönebilirsiniz. Yeni çıkan son jenerasyon içi tam jel dolu silikonlar artık sertifikaları, garanti belgeleri ile hastalara verilmekte ve ömür boyu da kullanılabilmektedir. Türk lokumu gibi ortası kesildiğinde akmamakta ve patlama, sıvı sızdırma olayları da görülmemektedir.
Bu Ameliyatı Kimler Yapar?
Meme büyütme ameliyatını yasal ve tıbbi olarak yalnızca uzman doktorlar yapabilir. Bu işlemi gerçekleştirmeye yetkili ve bu alanda özel eğitim almış olan branş şudur: Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanları Halk arasında genellikle "Plastik Cerrah" veya "Estetik Cerrah" olarak bilinen bu hekimler, meme büyütme operasyonlarını yapmaya yetkili yegane uzmanlardır. Bir doktorun bu unvanı alabilmesi için uzun ve zorlu bir eğitimden geçmesi gerekir: * Öncelikle 6 yıllık Tıp Fakültesi eğitimini tamamlayarak "Tıp Doktoru" unvanını alırlar. * Ardından Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) girerek 6 yıllık "Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi" ihtisas (uzmanlık) eğitimini başarıyla tamamlarlar. * Bu uzun uzmanlık süreci boyunca meme anatomisi, cerrahi teknikler, estetik oranlar ve olası komplikasyonların yönetimi konusunda derinlemesine uzmanlaşırlar.
Kimler Bu Ameliyat İçin Adaydır?
Meme büyütme kişisel bir cerrahi prosedürdür. Kişinin öncelikle başkasından etkilenmeden kendisi için bu ameliyatı olmayı istemesi ilk kuraldır. Şunlara sahipseniz bu ameliyat için aday olabilirsiniz: - Fiziksel açıdan sağlıklı olmak - Gerçekçi beklentilere sahip olunması - Meme gelişiminin tamamlanmış olması -Çok küçük memelerden dolayı rahatsızlığın olması -Hamilelik, kilo kaybı ve emzirme sonrası memelerde şekil ve hacim azalmasının yaşanması -Meme üst kutbunun yeterince dolgun olmamasından dolayı mutsuzluk - Memeler arası asimetrinin olması -Bir memenin normal gelişimini tamamlamasına rağmen diğer memenin bundan geri kaldığı veya şekil olarak ( tübüler meme gibi) değişik olduğu durumlar Meme büyütme ameliyatı sonrası hamilelik geçirmenizde her hangi bir sorun olmaz. Protezin varlığı hamilelik sonrası süt vermenizi (normalde süt verebilen bayanlarda) engellemez. Meme büyütmede kullanılan, özellikle FDA onaylı protezlerin (doktorunuza kullanacağı protezin şeklini ve markası ile FDA onayını mutlaka sorunuz) kanser ve/veya başka sistemik rahatsızlıklara yol açtıkları görülmemiştir. Bazı insanlar psikolojik sorunlarını veya ayrılık acılarını bir başka konuya yönlendirme çabasındadırlar. Bazen meme küçüklüğü bile onların merkezinde bu kadar baskın olabilmektedir. Bu tür hastalar çok araştırma adı altında her köşe yazısını, her basında veya sanal alemde çıkmış konu ile ilgili haberleri toplamaya başlamıştır. Sonuçta her gün bir başka doktora koşan ve ondan bilgi alıp net sonuç için ise garanti bekleyen bir hasta profili ortaya çıkmaktadır. Bu tür hastalarda artık fazla bilgi karışıklığı vardır. Kime inanacağını bilemeyen hastada yüksek beklenti de oluşmuş ve ameliyata olan saplantı da aynı zamanda artmıştır. Yapmanız gereken bilimsel, özellikle uzman hekimlerin kaleminden çıkmayan anonim yazılara ve de çevrenizden duyduğunuz her bilgiye inanmamanızdır. Gerçekçi beklentiye sahip olmanız çok önemlidir. Bu ameliyat sonrası memenizde sağlanan büyüme ile her türlü sorunlarınız çözülmeyecektir. Zaten size uzmanlığı yanında yeterlik belgesi de olan Plastik ve Estetik, Rekonstrüktif Cerrah size yol gösterici olacaktır. Örnek hasta resimlerine de bakarak kafanızda nasıl bir kazanım sağlayacağınızı da rahatça hayal edebilirsiniz. Ameliyata tam olarak hazır olmanızı öneririz. Ameliyatın öncesi ve sonrası tüm aşamaları ile uymanız gerekli tüm konuları doktorunuzdan öğrenmelisiniz. Doktorunuz ile beraber ameliyat öncesi protezin şekli, hacmi, giriş yeri ve yerleştirileceği seviye iyi tartışılmalı ve avantaj-dezavantajları göz önüne alınmalıdır. Ameliyat sonrası hasta uyumu da gereklidir. Bir süre önerilen sütyeni kullanmak, bazı yasak hareketlerden kaçınmak, ağır nesnelerin çekilmemesi veya kaldırılmaması gibi.
Doğal Yollarla Meme Büyütme Var mı?
Memeler kadınlığın önemli bir göstergesidir. Kadın vücudunun Annelik, cinsellik ve tabi ki kadınsı öz güven gibi etkenlerin üzerinde yoğunlaştığı önemli bir parçasıdır. Meme küçüklüğü şikayeti olan bir kadın kendi hemcinsleri arasında öz güven sorunu yaşayabilmektedir. Yaşam kalitesini düşürücü psikolojik problemler bile yaratabildiği bilinmektedir. Hepimiz biliyoruz ki vücudun sınırlarını genlerimiz belirlemektedir. Vücut oranının potansiyelini belirleyen gen özellikleri yanında tabi ki gelişimsel bazı hormonlar da ilave olarak sınırların değişimine katkıda bulunmaktadır. Bugün piyasada meme büyütme hapları bulunmaktadır. Çoğunun içeriği bilinmemekle beraber hapların hormon takviyesi önerenler de vardır. Bu bilimsel dayanağı olmayan yanlış bir yöntemdir. Vücuda zarar verebilecek onay almamış bu tür ilaçların meme büyüttüğüne inanmayınız. Şu anda bakanlık veya Amerika ilaç dairesi (FDA) onaylı meme büyütme hapı bulunmamaktadır. Bir diğer doğal meme büyütme yöntemleri içinde yağ enjeksiyonu, diğer tanımlamaları ile yağ transferi, lipofilling, lipomammoplasti bulunmaktadır. Aslında eski, denenmiş bir yoldur. İlk olarak 1895 yılında lipom yani gövdede bulunan bir yağ kitlesi direk meme büyütme amacıyla meme dokusu altında yerleştirilmiştir. Bugün yağ transferi konusunda biraz daha tartışmalı bir söylem ortaya atılmıştır. O da ‘kök hücre ile meme büyütmedir’. Kök hücre bugün, tıbbi çalışmaların ileri bir gelecekte bazı sonuçları alabilecekleri bir konudur. Bu çok da kısa bir süre olmayacaktır. Evet, özellikle kasıklarda ve karından alınan yağlarda kök hücre diyebileceğimiz bazı hücreler bulunmaktadır. Pluripotent (çok yönlü) hücrelerdir bunlar. Adından da belli olduğu gibi ‘kök’ demek ile sonrasında bir şey oluşturma, şekillendirme potansiyeli olan bir maddeyi veya nesneyi algılarız. Yani doğru bir uyaran ile başka bir dokuya dönüşebilir anlamındadır. 2010 yılında Amerika’da New York’ta katıldığımız bir toplantıda yağ transferleri sonrasında özellikle yüzde ‘kök hücre’ varlığından dolayı deride gençleşme, tazelenme olabileceği belirtilmişti. Ancak bunun da yanında bazı kanserojen hücreleri de bu tip ‘kök hücrelerin’ aktive ederek kanseri hızlandırabilecekleri üzerinde de düşünülmesi gerektiği aynı toplantıda bildirilmiştir. Kısacası doğal yollar ile meme büyüme yöntemleri arasında sayılan yağ enjeksiyonunun kök hücre ile meme büyütme olarak adlandırılması bugün için yanlıştır. Bilimsel değildir ve bilimsel olabilecek kanıtlara da şu anda sahip değiliz. Yağ transferi ile yüzde veya diğer vücudun lokal alanlarında, ciddi miktarlarda olmadan dolgu amaçlı kullanılmaktadır. Ancak meme gibi daha geniş alanlarda, büyümeği sağlamak amacı ile çok daha fazla miktarda yağ kullanılması gerekmektedir. Yağ transferi sonrası yağ dokuda ki erimenin yanında, kist oluşumundaki yüksek oran, yağ nekrozları ( yağ hücrelerin ölmesi), kalsiyum tuzlarının oluşumu ve bunların ileride meme kanseri görünümü ile karışması ile kullanılması pek rağbet görmemiştir. Bazı küçük kontur düzensizliklerinde kullanılmaları daha mantıklı görünmektedir. Aslında hepsinden daha önemli bir konuda benim memelerim küçük büyük olmasını istiyorum diyen bayanların bu yöntemi ilk baştan kabul etmeyecekleridir. Çünkü en iyi şartlarda sadece yarım beden, - o da ilerde belli miktarının vücut tarafından emilecektir – büyüme sağlayabilmektedir. Bu da tatmin edici bir sonuç ortaya çıkartmayacaktır. Doğal yollarla ameliyatsız meme büyütme yöntemi olarak tanıtılan diğer bir yol da dolgu maddeleridir. Aslında bu tip dolgu maddelerinin kullanımı 1950’li yıllara uzanmaktadır. Enfeksiyon, meme dokusunda nekroz yani çürüme, fibrozis ( iyileşmeye bağlı sertleşen doku) gibi komplikasyonların sık olmasından dolayı terk edilmiştir. Piyasaya yeni dolgu maddeleri sürülmektedir. FDA onayı almamış bu tip geçici dolgu maddelerinin kullanılması beraberinde büyük sorunlar da getirebilir. Dolgu maddeleri de silikon protezler gibi vücuda yabancı maddelerdir ve uygulama sonrası meme dokusu altına veya içine sınırları belli olmadan dağılmaktadır. Silikon protezler vücuda son derece uygundur ve üzerinde yıllar içinde teknolojik gelişmeler ile üzerinde bir çok bilimsel araştırma da yapılmış ve avantajları ortaya konuşmuştur. Yeni jenerasyon silikon protezler artık sertifikalı hatta garanti belgelidir ve ömür boyu kullanabileceğiniz yapıdadırlar. Meme büyütme kremleri yine haplar gibi bitkisel içeriklerinin oldukları iddiası ile pazarlanmaya çalışılmaktadır. Kremler gibi diğer bilimsel olmayan söylemler ise meme büyütme egzersizleri, hareket veya masajlarıdır. Aslında biraz da komik bu tür söylemler ne yazık ki bazı bayanlarda gerçek dışı beklentiler yaratabilmektedir. Maddi olarak ameliyat olamayan veya ameliyattan korkan kişilerin hedef alındığını görmekteyiz. Bazı internet sitelerinde bu egzersizleri yaparken veya kremleri kullanırken insanların önce bu yaptıklarının işe yarayacağına inanmaları gerektiği gibi gerçekten komik yazılara da rastlamaktayız.
Silikon Protez Seçimi
Gelişimsel nedenlerle, kilo verme veya doğum-emzirme dönemi sonrası değişikliklerle göğüslerinin küçüklüğünden (ve hatta hafif dereceli sarkmalardan) şikayetçi olan kişilere meme büyütme operasyonu yapılabilir. Bu işlem en sık (hatta rutin) olarak bir meme protezi (implantı) yerleştirilerek yapılmaktadır. Amerikan Plastik Cerrahi Birliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre ABD’de en sık yapılan 5 Plastik Cerrahi operasyou içinde, 2006 yılından beri ilk sırayı meme büyütme operasyonları almaktadır (2009 yılı içinde toplam 289bin uygulama; 20011’de 307 bin sayısına ulaşmış ve 2012 yılında ise rakam 286 bin olmuştur). Timothy Schaub ve arkadaşları kendi serilerinin yanında geniş bir literatür taraması yapmışlardır (1696 makale). Sonuçta meme büyütme operasyonlarında memnuniyet oranını oldukça yüksek bulmuşlardır. Meme protezi küçük göğüslerin büyütülmesinde etkili, dramatik bir yöntemdir. Kullanılan malzemeler tıpta uzun yıllardır kullanılan, vücutla uyumluluğu birçok alanda kanıtlanmış ürünlerdir. Rochich 2007 yılında yazdığı makalesinde, özellikle silikon içerikli meme protezleri üzerinde ( Rohrich, MD, PRS Volume 120, number 7, 2007), güvenirlik ve vücuda verdiği zararlar yönünden 30 yılı aşkın süre klinik çalışmaların yapıldığını belirtmektedir. 1999 yılında Amerika Sağlık Enstitüsü bir rapor hazırlamış ve belirli tartışmalar ve araştırma sonuçları ile enstitü raporu da dikkate alınarak 2005 yılında FDA ( Amerika ilaç dairesi ) tarafından düzenlenen bir panelde 20 saatlik bir prezantasyon yapılmıştır. 17 Kasım 2006 tarihinde ise FDA Allergan ve Mentor silikonları onaylamıştır. FDA silikon meme protezleri ile meme büyütme ameliyatının her ameliyat gibi risk taşıdığını, silikon ve içi sıvı dolu saline protezlerin kapsül kontraksiyonu gibi lokal reaksiyonlara yol açabilecekken hastalarda kısa ve uzun vadede sistemik bir risk oluşturmadığı kararına varmıştır. Zaten bu kararın verildiği 2006 yılından günümüze protez ile meme büyütme estetik cerrahi müdahalelerinde Amerika’da ilk sırayı almıştır. 2000 ile 2006 yılları arasında bu ameliyatı olan kişi sayısı artışı %55’dir. 1963 yılına kadar neredeyse hiç kullanılmayan protezler bu yıllarda Cronin ve Gerow tarafından ilk jenerasyon protezlerin tanıtımı ile kullanılır hal almıştır. Günümüze kadar teknolojik ilerleme ve klinik çalışmalar ile yeni jenerasyonlar ortaya çıkmıştır. Bugün kullandığımı silikon protezler artık son jenerasyon ( 5. Jenereasyon) ürünlerdir. Amerika ilaç dairesinin ( FDA ) onay verdiği toplamda 3 marka protez bulunmaktadır. İlk 2’si yukarda belirttiğimiz gibi 2006 yılında sonuncusu ise 2014 yılında onay almıştır. Meme büyütme ameliyatlarında FDA onayı almış protezin kullanılmasını önermekteyiz. Zaten size doktorunuz bu konuda bilgilendirecektir. Öncelikle Plastik ve Estetik Cerrahlara, meme büyütme ameliyatı için gelen hastaların en çok sorduğu 3 soruya cevap vermek yerinde olacaktır. Bu sorular: "Silikon kanser yapar mı?", "İlerde bebeğimi emzirebilecek miyim?" ve “Operasyon sonrası his bozukluğu olur mu?” Protez ile meme büyütme ameliyatlarında silikonun kanser yaptığına dair bugüne kadar bir bulgu elde edilememiştir. FDA özellikle bu konuda yıllarca Üniversite Hastanelerinden veri toplamıştır. Nihayet 2006 yılında jel dolu protezlere tekrar onay vermiştir. Meme protezi olan kişilerin ileride gebe kalmasına veya süt vermelerine engel bir durum yoktur. Fakat ameliyat sonrası doku iyileşmesi devam ettiği için ilk 6 ay gebe kalınması genelde önerilmez. Meme protezi olanlarda gebelik ve doğum sonrası seyir ve göğüslerde oluşabilecek şekil değişikliklerini önceden kestirmek imkansızdır. Protez ne oluşabilecek deformiteye katkıda bulunur ne de önleyici bir etkisi vardır. Eğer protez meme başı çevresinden (areola) yerleştirilmemişse ilerde emzirmeyi engelleme ihtimali çok çok düşüktür. Ancak rastlantısal olarak, başka bir nedene bağlı emzirme problemlerinin de olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Günümüzde geçerli ve en yaygın kullanımı olan iki protezden söz edilebilir: Silikon (koheziv jel) jelle dolu protezler ve içine tuzlu su doldurulan protezler. Amerikan Plastik Cerrahi Birliği’nin araştırmasına göre 2008 ile 2009 karşılaştırıldığında, tuzlu su ile doldurulmuş implant kullanımını %17 azalırken, jel dolu implantların kullanımında %8’lik bir artış olduğu görülmektedir. Yani genel eğilim jel dolu implantlara doğru kaymaktadır. Bunda şüphesiz ki FDA’ın 2006 yılında jel dolu implantlara onay vermesi ve bu implantların daha doğal görünmelerinin payı büyüktür. Silikon jelle dolu olan protezler, görünüş ve kıvam olarak meme dokusuna daha yakın özellikte, buna karşın tuzlu sulu protezler ise daha seyreltik ve gevşek özelliktedir. Ayrıca yapılan bazı araştırmalar, tuzlu sulu protezlerin hacimlerinin %10-20' lik bir bölümünü ameliyattan sonraki 6 ay içinde kaybettiklerini ortaya koymuştur. Dış yüzey olarak silikon protezler iki çeşittir. Bunlar dış yüzeyi pürtüklü olanlar ve düz olanlardır. Pürtüklü olanlar hemen meme altına, kas üstüne protezin yerleştirilmesi gerektiği durumlarda ve de dikleştirme ile aynı anda meme büyütme yapılacaksa doktorun seçimine göre kullanılmaktadır. Düz yüzeyli olan ise kas altına konulmaktadır. Pürtüklü yüzeyli silikon, protez ile meme büyütme ameliyatları sonrası en sık olarak gözlemlenen ve ( Schots ve ark. da komplikasyon oranları şöyledir: infeksiyon % 0,7; hematom % 0,7; kapsul kontraktürü %1,4. ) tekrar ameliyat olmayı gerektiren kapsül kontraksiyonu riskini azaltmak için kullanılır. Etraf dokuya çok iyi tutunur. Normalde tüm yabancı maddelere karşı olduğu gibi, silikon meme implantların da etrafında vücudumuz kapsül oluşturmaktadır. Bu kapsulün bazı hallerde (sık olmayarak) kontrakte (kasılma) olmasıyla kontraktürden bahsedilir. Philip H. Zeplin ve arkadaşlarının (Temmuz 2010) bu komplikasyona maruz kalan 115 kişi üzerinde yaptıkları taramada hastaların % 84'ünde ilk yıl içinde oluştuğu; % 12'sinde ikinci yıl; % 4'ünde ise 3. yılda oluştuğunu göstermişlerdir. Kas altına konulan protezlerde daha az kontraktür olduğu düşünülmektedir. Bu yüzden daha rahat yerleştirilmesi, kanamanın da az görülmesi amacıyla kas altına düz yüzeyli protezler konulur. Kas altına yerleştirilmelerde önceleri kasın da ödemine bağlı olarak protez sanki üstte duruyor gibi görünecektir. Zamanla yer çekimi ve protezin düz yüzeyinden de kaynaklanan aşağı doğru bir hareket ile meme son şeklini alacaktır. Pürtüklü yüzey rahat kayamayacağı için, etraf dokulara tutunduğundan kanama ihtimalini arttırdığı nedeni ile kas altına pek tercih edilmemektedir. Günümüzde artık son nesil protezler kullanılmaktadır. Bunlar koheziv jel (akışkan olmayan, belli şekli koruyabilen) içeren ileri teknoloji ürünü protezlerdir. Yuvarlak, yüksek profilli ve göz yaşı (anatomik) damlası şeklinde iki ayrı biçimde olan protezlerden hangisinin kullanılacağına göğüs yapısının şekli ve beklentilere göre karar verilir. Aralarında en temel fark olarak, yuvarlak proteze kıyasla göz yaşı damlası şeklindeki protezler göğsün üst yarısında daha az dolgunluk sağlarlar. Memede bazı etkenlere bağlı olarak protezin dönmesi ile oluşan şekil bozuklukları en çok damla şekilli protezlerde görülmektedir. Bu nedenle kas altına da pek konulmazlar. Biz ekip olarak kohezif jel içeren yuvarlak şekilli, yüksek profilli, FDA onaylı silikon protezleri kullanmaktayız. Son çıkan jenerasyonlarla ömür boyu kullanabilirsiniz. İçi sıvı dolu protez kullanımı artık iyice azalmaya başlamıştır. Hacim kayıpları, parçalanma riskleri bulunmaktadır. Jel dolu protezlerde bu dezavantajlar yoktur. Bilimsel olarak, hasta için de uygunsa en iyi yerleşim yeri ise kas altıdır. Diğer önemli konu ise protezin hacmidir. Timothy Sschaub ve ark. kendi serilerinin yanında geniş bir literatür taraması yapmışlardır (1696 makale). Bu serilerde uygulanan protez hacim ortalamasının 250-310 cc arasında olduğunu bulmuşlardır. John Tebbet ve ark. (Aralık 2010) silikonların büyüklüğü ve projesiyonları yönünden yumuşak doku dinamiklerini çalışmışlardır. Çok büyük ve/veya çok yüksek projeksiyonlu silikonlarda hastanın dokularına potansiyel negatif etki olduğunu göstermişlerdir. Böyle silikonların takıldığı kişilerde meme yumuşak dokularında incelme ve sonrasında sarkmanın daha hızlı olduğunu bulmuşlardır. Ayrıca kapsül kontraktürü bu tip hastalarda artmaktadır. Bu tip vakalarda tekrar revizyon ameliyat oranının daha fazla olduğu da görülmüştür. Özellikle 400 cc ve üstü protezlerin yüksek hacimli olarak kabul edilmiş ve nadiren seçildiği tariflenmiştir. İlk etapta hiçbir hastaya, kas altı veya üstünde oluşturulan cebe sığmayacak büyüklükte bir protez konulamaz. Ama ilerde adaptasyon ile daha büyük olanı ile mevcut protez değiştirilebilir. OP DR GÖKHAN ÖZERDEM | ESTETİK VE PLASTİK CERRAH ANTALYA
Antalya Meme Büyütme Fiyatları
Estetik cerrahi girişimleri dünyanın her tarafında benzer kriterlere göre belirlenmektedir. Tabi ki birçok diğer cerrahi işlemlere göre de daha pahalı olmaktadır. Ülkemizde ve birçok batılı ülkelerde de estetik amaçlı ameliyatları sosyal güvenlik kurumları karşılamaz. Bazı banka veya sigorta-finansal şirketler müşterilerine estetik ameliyatlara özel kredi verebilmektedir. Bir ara ülkemiz bir kaç bankası tüketici kredileri formlarında estetik ameliyat seçeneği de bulunmaktaydı. Şu anda estetik ameliyata özel ülkemizde her hangi bir kredi bizim bildiğimiz kadarıyla bulunmamaktadır. Maliyete olan etkileri ile şu kriterleri sayabiliriz: -Doktorun kendine olan güveni, bu ameliyatı yapma sıklığı ve ekibi ile tecrübesi -Doktorun estetik cerrahi üzerinde ek eğitimlerinin bulunması -Doktorunuzun uzmanlık yanında Avrupa veya Türk Yeterlik Belgesine sahip olması -Ameliyatın yapıldığı şehir -Ameliyatın yapılacağı hastane ve koşulları -Ameliyat için kullanılacak standart materyaller .Ameliyat süresi - Ameliyatta uygulanacak anestezi türü -Kullanılacak silikonun markası, türü ( FDA onaylı olup olmadığı) -Hastane kalış süresi -Ameliyat öncesi ve sonrası size sunulacak ek hizmetler Yurt dışından gelecek hastaların alan-otel ulaşımları sıklıkla ameliyat yapacak ekip tarafından karşılanır. Bazen konaklama dahil masraflar da eklenebilir. Bugün özellikle yurt dışından gelen hastalarımız internet ortamında uçak ulaşımı ile beraber konaklamayı da paket olarak aldıklarından konaklamanın yerel olarak ekip tarafından ayarlanmasına gerek kalmamaktadır. Bu ameliyatın tam teşekküllü ameliyathanesi olan hastane ortamında, steril şartlarda bu konuda tecrübe sahibi ekiplerce yapılması en uygun olanıdır. Ülkemizde estetik ameliyat ücretlerini sanal veya medya yolu ile verilmesi yasak olduğundan tam maliyetleri burada verme imkanımız bulunmamaktadır. Amerika Plastik Cerrahi derneği (http://www.plasticsurgery.org/cosmetic-procedures/breast-augmentation.html?sub=Breast+augmentation+cost#content ) resmi internet sayfasında 2013 yılı istatistiklerine göre ortalama meme büyütme ameliyatı maliyetini 3678 Dolar olarak bildirmiştir. Bu maliyete anestezi ve ameliyathane ve ona bağlı ek masraflar da eklenmemiştir. Eklendiği taktirde çok daha fazla olduğu görülecektir. Breast Procedures (Meme prosedürleri - http://www.breastprocedures.org/) internet sayfasında ise 2012 yılı istatistiklerine göre New York da bu maliyetin 7300 Dolar’a kadar çıktığı; Dallas gibi bölgelerde 6000 dolar civarında olduğu belirtilmiştir. İngiltere'de ortalama maliyet Londra bölgesinde 5000-5500 GBP gibidir. Eski doğu bloğu ülkelerinde maliyet düşmekte ama bunun yanında hastane şartları, hekim tecrübesi de kayda değer şekilde ülkemize göre çok daha geride olduğu da görülmektedir. Ülkemizde de Amerika’da kullanılan FDA onaylı kaliteli silikon protezler Plastik cerrahi uzmanları tarafından artık kullanılmaktadır. Kullanılacak protezin FDA onaylı olup olmadığını ve markasını mutlaka öğrenin ve mümkünse garanti belgesi ile sertifikasını, kurusunu almayı da unutmayın. Yine ülkemizde maliyetler Amerika ve Avrupa ortalama maliyetlerinin çok altındadır. Tam maliyet için doktorunuzla irtibata giriniz. Bunun yanında belirli bir ücretin aşağısında ameliyat maliyeti çıkartıldı ise biliniz ki bazı olması gerekli kriterler karşılanmamaktadır ve siz de risk alıyor olabilirsiniz. Ortalamanın yukarısındaki maliyetlerde ise siz otelcilik hizmeti mükemmel bir hastanede olacaksınız demektir. Bir meslektaşımın dediği gibi hastanenin granitlerine destek oluyorsunuzdur. OP DR GÖKHAN ÖZERDEM | ESTETİK VE PLASTİK CERRAH ANTALYA
Meme Büyütmede Gerçekler
Meme büyütmede ameliyat dışı yöntemler de var Türk ve Amerika Plastik Cerrahi dernekleri resmi internet sayfalarında meme büyütme tanımını ve kullanılan yöntemleri açıklamışlardır. Amerika Plastik Cerrahi (http://www.plasticsurgery.org/cosmetic-procedures/breast-augmentation.html) sitesinde meme büyütmede bilimsel olarak 2 girişim detaylı anlatılmıştır. Bunlar silikon protez ve yağ transferi ile meme büyütmelerdir. Küçük memelerin büyütülmesinde bilimsel olarak kanıtlanmış tek yöntem silikon protezle büyütmedir. FDA onaylı protezlerin kullanımı ile ömür boyu arzu edilen meme büyüklüğü sağlanabilir. Yağ transferi ile büyütme seçeneği uzun yıllardır bilinen bir yöntemdir. Ancak memelerde küçük (en fazla yarım beden) hacimli büyüme sağlayabilmesi, yüksek kist ve enfeksiyon oranları ile mikro kalsifikasyon oluşumu nedeniyle (ilerde bu oluşum görüntüleme tekniklerinde meme kanseri ile karışabilmektedir) artık kullanımı çok nadirdir. Aynı zamanda yağ hücrelerinin bir kısmı da vücut tarafından emilecektir. Bu da girişimin tekrarını gerektirecektir. Tüm bunlardan dolayı ufak asimetrilerin düzeltilmesi dışında önermiyoruz. Ameliyat dışı yöntemler içinde dolgu maddeleri, kremler, hatta inanılması güç ama ne yazık ki bazı internet sitelerinde hala yazılı olmak ile birlikte bazı egzersizlerin ve masajların önerildiği görülmektedir. Dolgu maddelerinin bugün FDA (Amerika ilaç dairesi) ve Bakanlık onayları bulunmamaktadır. Silikon protez kullanımı üzerine avantajları ispatlanamamış ve ortaya bilimsel bir veri konulamamıştır. Vücut tarafından emildiği için kalıcılığı olmadığı gibi silikon protez gibi de dramatik bir sonuç sağlayamaz. Bilimsel veriler ile avantajları ispatlandığı anda bunu ilk kullananlar yine Plastik ve Estetik cerrahların kendileri olacaktır. Aksi takdirde yılda ortalama 300 bin sayısından fazla silikon ile meme büyütme ameliyatı sadece Amerika’da yapılmazdı. Özellikle bu dolgu maddelerinin plastik cerrahlar dışındaki branş veya uzman olmayan hekimler arasında kullanılmaya başlandığı dikkate alınırsa durumun vahimliği de ortaya çıkacaktır. Şimdilik uzak durulmasında yarar görmekteyiz. Masaj, ilaç veya hareketler ile ilgili burada yazmaya bile gerek duymuyoruz. İstediğim boyutta memelerimi büyütebilirim Genel anlamda protezin büyüklüğüne kişinin vücut yapısı, kilosu, boyu belirleyicidir. Yaşa ve hamilelik sayısı ve süt verme süresine bağlı olarak yapıdaki değişiklikler, memenin bollaşma ve sarkma derecesine bakılarak da karar verilmektedir. Aslında belli sınırlar içinde, ister kas altı ister kas üstü olsun, oluşturulan cep genişliği buraya sığacak silikonun hacmini de belirler. Silikon protezin, özellikle tabanının oluşturulan bu cebe tam olarak oturması ve katlanmaması gereklidir. Bir bayanda 275 cc sığabilirken bir diğer bayanda ise 350 cc rahat yerleştirilebilir ve doğal bir sonuç da verebilir. Ama ilerde silikon hacmini de (2-3 yıl sonra önermekteyiz) arttırabilirsiniz. Büyütme sonrası memeler dışa bakar veya çok ayrık dururlar Her zaman söylediğimiz gibi, her ameliyatın planlaması kişiye özeldir ve sonuçları da doğal olarak kişiler arası farklılık gösterecektir. Vücut yapısı, derinin kalitesi (gerginlik derecesi), memelerin ameliyat öncesi şekli ve her iki meme arasındaki kemik yapının kalınlığı ameliyat sonrası meme duruşunda belirleyicidir. Sternum dediğimiz bu kemik yapı bazı kişilerde yapısal olarak içe çökük veya dışa doğru bombeli de olabilmektedir. Silikon yerleşimi için oluşturulan cepte bu kemik iç sınırı oluşturarak protezin içeri kaymasını sınırlamaktadır. Bunun yanında her insanda normal olarak meme uçları belli derecede dışa bakmaktadır. Memeler birbirine bitişik başlamazlar, aralarında bu kemik yapı (sternum) vardır ve dolayısıyla biraz ayrık dururlar. Küçük silikon protez memeleri daha doğal gösterir Çok küçük veya büyük değil, oluşturulan cebe sığabilecek, yeterli doku tarafından rahatça etrafı kapatılabilecek hacimli silikon protezlerin kullanılmasını öneriyoruz. Doğal görünüm insanlar arası göreceli bir kavramdır. Silikon ile meme büyütme ameliyatı sonrası kişiler arası sonuçlar, yine kişiler arası vücut yapı ve oranı farklılıklarından dolayı aynı olmayacaktır. Silikon protez kanser yapar Protez ile meme büyütme ameliyatlarında silikonun kanser yaptığına dair bugüne kadar bir bulgu elde edilememiştir. FDA özellikle bu konuda yıllarca Üniversite Hastanelerinden veri toplamıştır. Nihayet 2006 yılında jel dolu protezlere tekrar onay vermiştir. Kesinlikle kanser yapmaz diyebiliriz rahatlıkla. Silikon protez hamilelikte çıkartılmalıdır Protezlerin anne sütünü engellemediği tespit edildiği için protezli kadınlar da normal bir hamilelik ve emzirme dönemi geçirebilir. Hamilelik nedeniyle silikon protezlerin çıkartılmasına gerek yoktur. Silikon protez süt vermeyi engeller Ameliyat öncesinde bebeğini emzirdiği bilinen hastalar ameliyat sonrasında da bebeklerini emzirebilir. Silikonlarım uçakta patlar Bu olay bir fantezidir aslında. Gerçekle alakası yoktur. Günümüzde kullanılan (bizim de tek kullandığımız) içi jel protezlerin patlama olasılığı yoktur. Silikon protezi olanlar mamografi çektiremezler Meme içinde silikon protez varlığı mamografi ve/veya USG için sorun teşkil etmez. Silikon protezlerimi 10 yıl sonra değiştirmem lazım Günümüzde kullanılan son jenerasyon silikon protezler ömür boyu kalabilir. Protezlerin değişik nedenlerle deforme olması ve protezin değiştirilme ihtiyacı çok nadir bir sorundur. Çok uzun vade kullanılması planlanan bu ameliyatın sonucunun bu nedenle doğal sınırlar içinde olması gerekliliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Unutmayın meme dokusunu, hacmini ve ağırlığını taklit eden silikonların büyük tercih edilmesi ilerde derinin incelmesi, ağırlığa bağlı olarak memelerde daha hızlı ve fazla sarkma, hatta omuzlarda ağrı demektir. Bu konuda cerrahınızın tecrübesine ve aldığı olumlu sonuçlara da bakarak dikkat etmeniz önemlidir. Ameliyat sonrası memelerim hiç sarkmayacak Silikon protez yerleştirilen memelerde büyüklük ve bir miktar dikleşme olacaktır. Yaşa ve yer çekimine bağlı olarak memelerdeki görülen deformasyonlar silikon yerleştirilmiş memeler için de geçerlidir. İlerde mastopeksi dediğimiz meme dikleştirme ameliyatı olmanız gerekebilir. Bunun yanında meme dokusunun olmaması nedeni ile doğal ölçüler dışına çıkmama koşulu ile silikon protez ile meme büyütme ameliyatı olmuş memelerde bu ihtiyaç daha az görülmektedir. Damla silikon daha doğal görünüm sağlar Günümüzde artık son nesil protezler kullanılmaktadır. Bunlar koheziv jel (akışkan olmayan, belli şekli koruyabilen) içeren ileri teknoloji ürünü protezlerdir. Yuvarlak, yüksek profilli ve göz yaşı (anatomik) damlası şeklinde iki ayrı biçimde olan protezlerden hangisinin kullanılacağına göğüs yapısının şekli ve beklentilere göre karar verilir. Aralarında en temel fark olarak, yuvarlak proteze kıyasla göz yaşı damlası şeklindeki protezler göğsün üst yarısında daha az dolgunluk sağlarlar. Memede bazı etkenlere bağlı olarak protezin dönmesi ile oluşan şekil bozuklukları en çok damla şekilli protezlerde görülmektedir. Bu nedenle kas altına konulmazlar.
Meme Büyütmede Yenilikler
1800’li yıllarda ilk olarak meme büyütme amaçlı girişimler yapılamaya başlanmıştır. 1895 yılında Czerny vücuttaki bir yağ kitlesini meme altına vererek büyüme sağlamaya çalışmıştır. 1950-60’lı yılları meme protezi öncesi dönem olarak da adlandırmamız mümkündür. Bu yıllarda önce katı sonra yarı katı maddelerin memeye enjeksiyonun yapılmıştır. Sıvı silikondan teflona kadar birçok madde denenmiştir. Ne yazık ki bu maddelerin verilirken dağılma sınırlarının belirsizliği, memeye verdiği komplikasyonların çok oluşu nedeni ile daha ileri gidememiştir. Meme büyütmede meme dokusunu taklit edecek, onunla uyumlu, içindeki maddenin kontrolsüz meme dokusu içine dağılımını engelleyecek sınırı olan yapılar üzerinde çalışılmıştır. Böylece 1962 yılından sonra birinci jenerasyon silikon meme protezleri bilimsel hayata girmiştir. Teknolojik gelişimler eşliğinde silikon meme protezleri gibi içi sıvı dolu olan protezler de değişimler geçirmiştir. Özellikle bugün en fazla kullanılan ( 2012 istatistiklerine göre Amerika’da meme büyütmede kullanılan protezlerin %70’ine yakını içi tam jel dolu silikon protezlerdir ) içi jel dolu silikon protezlerin en son jenerasyonu kullanılmaktadır. 30 yılı aşkın sürece Plastik cerrahlarda meme büyütmede kullanılan silikon protezlerin FDA ( Amerika ilaç dairesi ) onayı alması ve yaygın olarak, güvenli kullanımları kolay olmamıştır. Yıllar süren klinik araştırmalar, araştırmalar ışığında Amerika Sağlık Enstitüsünün rapor ve düzenlediği 20 saatlik panel sonrası Kasım 2006 yılında FDA anca onay vermiştir. FDA silikon protezlerin kişilerdeki sistemik rahatsızlığa etki etmedikleri veya yol açmadıklarını duyurmuştur. Bugün artık bu protezlerin normalde öncesinde süt verebilen bayanlarda süt vermeyi engellemediği, kanser yapıcı etkisinin olmadığını net olarak bilmekteyiz. Hamilelik zamanında da çıkartmaya gerek yoktur. Yağ transferi yeni olmamasına rağmen ismi değiştirilerek hastalara seçenek olarak sunulmaktadır. Özellikle kök hücre ile meme büyütme ismi çoğu hastaya cazip gelmektedir. Meme büyütme yöntemlerinde de ayrıntılı bir şekilde anlattığımız gibi yarım bedenden daha fazla büyüme sağlayamayıp kist oluşumu ve ileride kanser görüntüsü ile karışabilecek kalsiyum tuzları birikimi riski nedeni ile tercih edilmemektedir. Sadece, özellikle meme kanseri sonrası rekonstrüksiyon tedavilerinde destek amaçlı veya kontur düzeltimi amacıyla az miktarda yağ transferi yapılabilmektedir. Bugün en sık kullanılan, bizim de tercih ettiğimiz silikon meme protezleri artık yüksek ve orta profilli-projeksion yapıları ile tabanları aynı çapta yer kaplamasına rağmen memeye daha fazla projeksiyon verebilmektedir. Böylece ameliyat sonrası hastalarda daha tatminkar sonuçlar elde edilebilmektedir. Sertifikasının yanında garanti belgesini de verebilmeye başlanan FDA onaylı son jenerasyon silikon protezler içi tam jel yapıları ile hacim kaybetmemekte, patlamamakta ve hastalarda bir ömür kullanılabilmektedir. Bir meslektaşımızın da dediği gibi bugünkü jel dolu silikon protez Türk lokumuna benzemekte, ortası kesilince bile akmamaktadır.
Ameliyat Sonrası
ANTALYA MEME GÖĞÜS BÜYÜTME SİLİKON AMELİYATI MEME BÜYÜTME SONRASI Antalya İletişim Formu ANTALYA ESTETİK CERRAH GÖKHAN ÖZERDEM Amerika Plastik cerrahi derneği ameliyat olmaya karar vermeden önce şu soruları doktorunuza sormanızı önermektedir: - Plastik cerrahi uzmanı mısınız ve uzmanlık sonrası derneğinizden yeterlik belgesi almaya hak kazandınız mı? (Sözlü-Yazılı sınav sonrası Yeterlik belgesi hak kazanmış Plastik cerrahi uzmanlarının listesini Türk Plastik Cerrahi Derneği resmi internet sayfasında bulabilirsiniz) -Göğüs estetiği ameliyatlarındaki tecrübeniz nedir? -Bu ameliyatı hangi ameliyathane şartlarında gerçekleştiriyorsunuz? - Meme büyütme ameliyatına aday mıyım? - Ameliyat sonrası sonuç için nasıl bir beklentim olmalı? -Meme büyütme ameliyatını nasıl gerçekleştireceksiniz? -Hangi tür protezi önermektesiniz ve hangi yolla, hangi seviyeye silikon protezi koymayı düşünüyorsunuz? -Ameliyat sonrası iyileşme periyodunda beni neler bekliyor? -Ameliyat ile ilgili risk ve olası komplikasyonlar nelerdir? -İleride süt vermeme engel mi? Hamilelik sürecinde çıkarttırmam gerekli mi? -İlerde çıkartılmasını ve yerine tekrar konmamasını istersem meme görünümüm nasıl olabilir? -Öncesi-sonrası resimleri olan örnek hasta resimlerinizi görebilir miyim? Ameliyata karar verildikten sonra yapılması gerekenler ana hatları ile şunlardır: -Ameliyat gününden yaklaşık bir hafta öncesinden itibaren aspirin ve aspirin içeren ilaçlar içilmemelidir. Bunun yanında, aynı süre içinde bitkisel çaylar, E vitamini içeren ilaçlar da tercih edilmemelidir. -Ameliyat öncesi muayene yanında kan sayımı ve pıhtılaşma ile ilgili tetkikler yapılır. Hazırlık anestezi uzmanı doktorun muayenesi ile tamamlanır. -Ameliyat saatinden 6-8 saat öncesinden aç kalınmalıdır. -Ameliyat öncesi gece veya sabahı bir duş alınmasında fayda vardır. -Ameliyat sonrasında giyilmek üzere rahat, önden açılabilir bir giysi bulundurulmalıdır. -Size ölçüleri verilen sporcu sütyeni alınmalı ve yanınızda olmalıdır. -Düzenli kullandığınız ilaçlar (özellikle tiroid, tansiyon, epilepsi vb ilaçları) varsa yanınızda bunları da bulundurun. Bu hazırlıklardan sonra size söylenen saatte hastaneye gelmeniz ve ameliyat öncesi kan tahlilleri ve anestezi muayenesi olmanız gerekir. Ameliyattan hemen önce odanızda son bir planlama ve çizim yapılması gerekmektedir. Aynı zamanda, sadece göğüs planını değişik açılardan içeren ( yüzünüzün görünmediği) resimler çekilerek ameliyat sonrası sonuçlarla kıyaslanmak üzere dosyanıza konulacaktır. Uygulama günü ve sonrası: Ameliyat çoğunlukla genel anestezi şartlarında yapılır. Uyandığınızda, göğsünüzün üzerinde hafif bir pansuman ve sütyen yer alacaktır. Ameliyat sırasında, protezin yerleştirileceği cepte oluşabilecek hafif sızıntıları dışarı alarak oluşabilecek komplikasyonları bertaraf etmek amacıyla dren denilen vakumlu bir sistem yerleştirilmiş olabilir. Dren, günümüzde bir çok Plastik Cerrah tarafından artık konulmamaktadır. ABD’de araştırmalar sonucunda çoğu Plastik Cerrah tarafından kabul edilen, drenin muhtemel bir hematomu (içeriye kanamayı) engellemediği, bu nedenle de konulmasının çok gerekli olmadığı yönündedir. Bu cihaz, eğer konulmuşsa genellikle 24- 48 saat sonra çıkarılmaktadır. Hastanede kalış süreniz 0-1 gündür. Sabah yapılan ameliyatlarda aynı gün taburcu olunabilir. Ameliyat sonrası ilk 2 gün ödemin en yoğun olduğu dönemdir. Bu dönemin dinlenerek geçirilmesinde yarar vardır. Bu dönemde kol hareketlerinin kısıtlanması, ağrının az olmasına yardımcıdır. Üçüncü günden itibaren ödem azalmaya başlar, hareketler kolaylaşır ve günlük yaşama dönülür. Ameliyat sonrası dönemde 5 gün boyunca antibiotik ve gerektikçe aspirin gibi kanamayı artırmayan bir ağrı kesici kullanılır. Ameliyat sonrası 3 ila 4. gün göğsü çevreleyen bantlar (eğer konuldu ise) açılır ve sadece kesi yerinde mevcut ince bir bantla duş yapmaya izin verilir. Bu bant ve alınması gereken dikiş kullanılmışsa 12 ila 14. günde alınır. Bugün sıklıkla kendisi eriyen dikişler ile kesi kapatılmaktadır. Alınmaya gerek kalmamaktadır. Sportif aktivitelere 3. haftadan önce başlamamalıdır. Bu konuda doktorunuza danışmanız çok önemlidir. Sauna ve hamam gibi aktivitelerinde ilk birkaç yapılmaması daha uygun olacaktır. Her estetik cerrahi girişiminde olduğu gibi göğüs büyütme ameliyatları sonrası da iyileşme dönemini sabırlı bir şekilde geçirmek gereklidir. Bu dönemde doktorunuz sizi yeterli derecede kontrol edecektir. Bu dönemde doktorunuzla irtibatta olmanız önemlidir. Onun bilgisi dışında ilaç kullanmayınız. İlk başlarda, protez kas altına koldu ise, memenin üst yarısında ödeme de bağlı olarak protezler sanki yukarıda gibi duracaktır. Zaman ile, sıklıkla 2-3 ay içerisinde yer çekimi etkisi ile protezler aşağı doğru bir miktar inecektir ve memeler son şeklini alacaktır. Kas altına konuldu ise silikon proteziniz ameliyat sonrası dönemde memelere masaj yapmanız gerekli değildir. İzlerin daha az belli olması için sadece dikiş hattı üzerine yapılacak masaj ise doktorunuz tarafından size anlatılacaktır. OP DR GÖKHAN ÖZERDEM | ESTETİK VE PLASTİK CERRAH ANTALYA
Op Dr Gökhan Özerdem Kısa Özgeçmiş
-
Yeterlik Diploma/Sertifikaları
-
25 Yıllık Cerrahi Tecrübe. Binlerce Estetik Ameliyat
-
Dubai tıp lisansı
-
Great Ormond Street Hospital for Children Observer, İngiltere
-
Hull, Castle Hill Hospital Gamme Probe Course, İngiltere
-
American Society of Plastic Surgeons (ASPS) Amerika Dernek Üyeliği
-
International Confederation of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery (ISAPS)
-
Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği
-
Türk Estetik Plastik Cerrahi Derneği
-
Ulusal ve uluslararası kongrelerde sözlü ve poster sunumları
-
Ulusal Plastik Cerrahi Kongresinde Oturum Başkanlığı
-
Yurt Dışı Makale
